KADIN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KADIN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2015 Cumartesi

Bilimin Sultanları

Bilimin Sultanları - Ulviye Küccük
Sadece Türk toplumunun değil; tarihten bu yana erkek egemenliğinin dünyanın her tarafında hükmünü sürdürdüğü bir gerçektir. Oysaki çağımızın insanları, kadın-erkek ayrımı bir daha yaşanmasın diye tarihin çöplüğüne atmayı başardılar. Türk toplumunda ve Türk toplumuna benzer ülkelerde henüz kadın-erkek eşitliği söz konusu değildir. O günlere ulaşmayı özlemle bekliyoruz.
Ulviye Küccük tarafından kaleme alınan bu kitap; başarı bilim kadınlarını anlatmaktadır. Kitapta; kadınların en az erkekler kadar; sanata, edebiyata, felsefeye, astronomiye, hukuka, kısaca bilime hizmet ettiklerini öğreniyor; onların başarı dolu hayatlarına kısa bir bakış atıyoruz.
Muazzez İlmiye Çığ'ın fotoğrafı.Kitapta Yer Alan Bilim Kadınları: Lise Meitner, Maria Geoppert-Mayer, Emilie Du Chatelet, Maria Goeppert Mayer, Haypatia, Elisabeth Hevelius, Sophie Germain, Sonja Kowalewsky, Emmy Noether, Sophia Brahe, Marie Kunitz, Caroline Herschel, Valentina Vladimirovna Tereşkova, Sofya Kovalevskaya, Caroline Lucretia Herschel, . Jammes Bary, Merit Ptah, En Hedu Anna, Rosalind Elsie Fanklin, Rita Urgan, Christiane Nüsslein- Volhard, Gerty Theresa Cori, Rita Levi- Montalcini, Asli Kayabal, Linda B. Buck, Hildegard, Marie Curie, İrene Curie Joliot, Jane Marcet, Dorothy Mary Cowffot Hotgkin, Maria Reiche, Yazar, Becky Wilson, Mileva Maric, Ada Lovelace, Maria Sibylla Merian, Clara Zetkin, Annemarie Schimmel, Sor Juana İnez De La Cruz, Si Ling-Chi, Margaret Cavendish, Maria Montessori, Natalia Avseenko, Maria Geoppert-Mayer, Kamile Şevki Mutlu, Safiye Ali, Feryal Özel, Ayten Güvener, Remziye Hisar, Dilhan Eryurt, Sözüm Doğan, Paris Pişmiş, Muazzez İlmiye Çığ, Semra Aygün, Gökçe Uygun, Janet Akyüz Mattei, Remziye Hisar, Gönül Bara, Semahat Geldiay, Dilhan Ezer, Ayhan Ulubelen, Ayşe Erzan, Emel Arınç, Ayhan Çavdar, Ayten Arcasoy, Gönül Veliçelebi, Gönül Hiçsönmez, Aytemiz Gürgey, Seza Özen, Sabiha Özgür, Ayten Güvener, Remziye Hisar, İmran Özalp, Asuman Müftüoğlu, Asuman Baytop, Fazilet Vardar Sükan, Füsun Sipahiler, Figen Kagırgan, Yard Talin Budak, A. Hümeyra Bilge, Saadet Erbay, Türkan Haliloğlu, Menemşe (Kiremitçi) Gümüşderelioğlu, Ayşen Önen, Zerefşan Kaymaz, Mahinur Akaya, İdil Arslan Alaton, Ayşegül Gürak, K. Arzum Erdem Gürsan, Asiye Safa Özcan, Suna Timur, Hande Yaman Paternotte, Billur Barshan, Fatoş Gemirli Babuna, Ferhan Çeçen, Seval Sözen, Pemra Doruker, Nalan Kabay, Işık Kabdaşlı, Meral Azizoğlu, Emine (Ubay) Çokgör, Zümrüt Begüm Ögel, Yrd Ezhan Karaşan, Serpil Sayın, Nimet Ü. Gündoğan, Senay Molvalılar, Sevim Ercan, Aytemiz Gürgey, Tural Uçal Yardımcı, Emel Babacan, Olcay Yeğin, Özden Sanal, Aslıhan Tolun, Semra Paydaş, Banu Anlar, M. Feza Akgür, Emine Demirel Yılmaz, Seza Özen, Biray E. Caner, Feza Korkusuz, Dicle Güç, Filiz Onat, Ayeşgül H. Üner, Işıl Saatçi, Hayrunnisa Bolay Belen, Sevtap Arıkanf, Bensu Karahalil, Şermin Genç, Yasemin (Gürsoy) Özdemir, Janet Akyüz Mattei, Be iye Veysi (Bora), Fatma Reşit Arif Atasagun, Hayrünnisa Ataullah, İffet Naim (Onur), Fatma Müfide Kazım (Küley), Hamdiye Abdürrahim (Rauf), Sabiha Süleyman (Sayın), Suat Ras (Giz), Fitnat Celal (Taygun)
Türkçe
190 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 21 cm
İstanbul, 2015
ISBN : 9786053250500

15 Ocak 2014 Çarşamba

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KADINLARDAN ROSA LUXEMBURG



DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KADINLARDAN
ROSA LUXEMBURG (05/03/1871-15/01/1919)
Polonya doğumlu Alman marksist politika teorisyeni, filozof ve devrimci.
"Burjuva toplumu tecavüz eden, alçak, kanla beslenen, pisliğe bulanmış bir toplumdur. Bu çılgınlık, Alman, Fransız, Rus ve İngiliz işçileri uykularından uyanıp birbirlerinin ellerini tutarak savaş çığırtkanlarının hayvani çığlıklarını ve kapitalist kan emicilerin boğuk seslerini, 'Bütün dünyanın işçileri, birleşin!' çığlığı ile boğmadıkları sürece durmayacak"
20. yy.ın en büyük devrimci kadınlarından, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) sol kanadının önderi Rosa Luxsemburg, 1871'de Çarlık Rusya'sının işgali altında bulunan Polonya'da doğdu. 15 yaşında aktif politikanın içine girdi ve sosyalistlerle ilişki kurdu. Çarlık rejiminin baskısı sonucu 1889'da İsviçre'ye kaçtı ve Zürih Üniversitesi'ne girdi; felsefe, tarih, matematik, botanik ve hukuk eğitimi aldı. Hayatında büyük etki bırakacak birçok sosyalist sürgünle tanıştı: Lenin, Plehanov ve uzun yıllar sevgili olarak kalacakları Jogiches bunlardan birkaçıdır.
İşçi sınıfının kurtuluş mücadelesine kendi adayan ve bu uğurda her şeyden vazgeçen Rosa, o yıllarda sosyalistler için çekim merkezi olan Almanya'ya yerleşti ve SPD'nin aktif bir üyesi oldu. Girdiği andan itibaren partiyi daha eylemci bir çizgiye çekmek için mücadele etti. Antimilliyetçi yaklaşımları, işçi örgütlenmesine ve sınıfın öncü rolüne olan vurgusu, mücadelenin başlıca vasıtası olarak kitle grevini görmesi, eylem içindeki kitlelerin kendi deneyimlerinden ders çıkarmalarına olan inancı ile ilgili fikirleri tüm Avrupa'da yankı uyandırmakta, genç kadının yazdığı makaleler büyük ilgi görmekteydi. Rosa, kendisini hayalcilikle suçlayan ünlü teorisyenler Kautsky ve Bernstein'a kafa tutuyor, her türlü eylemlilikten kaçan SDP yönetimini revizyonistlikle suçluyordu.
1904-1906 yılları arasında üç kez hapse girdi ve tüm olumsuzluklara rağmen mücadelesine yılmadan devam etti. Yakın arkadaşı olan Clara Zetkin'le birlikte 1905 Rusya işçi ayaklanmalarını selamlamak için gösteriler örgütlediler. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce, 1911 yılında, ilk Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandı.
SPD'nin desteği ile Almanya savaşa sokuldu. Kadınlar, savaşın en çok ezilen tarafı olmanın bilinciyle mücadeleye atıldılar. Savaş yıllarında kadınlar hem savaşa giden erkeklerin yerine işe alınıp yoğun bir şekilde sömürülmekte hem savaşın faturasını ödemekte hem de savaş alanlarında cinsel sömürüye maruz kalmaktaydılar. Mart 1915'de, Clara Zetkin ve Rosa, savaşa karşı "Uluslararası Kadın Konferansını" düzenlediler.
Rosa'nın SPD'den ayrıldıktan sonra arkadaşlarıyla kurduğu Spartaküs Birliği,Kasım 1918'de ayaklanma kararı aldı; ama Alman ordusu ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırdı. Alman egemen sınıfının hedef tahtasında olan Rosa ve arkadaşı Karl Liebknecht tutuklandılar. Cezaevine götürülürken askerler tarafından dövülerek , şakaklarına sıkılan kurşunlarla katledildiler. Cesedi üç ay sonra bir kanalda bulunan Rosa, ölümünden önceki son yazısında şöyle haykırıyordu:
"Berlin'de düzen hüküm sürüyor. Sizi budala çakallar! Sizin 'düzen'iniz kumdan inşa edilmiştir. Yarın devrim bir kere daha ayağa kalkacak ve trompet sesleriyle haykıracaktır: Buradaydım, buradayım, hep burada olacağım