1 Eylül dünya barış günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Eylül dünya barış günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2021 Çarşamba

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ


 Fotoğraf açıklaması yok.

BARIŞ KOYUN ÇOCUKLARIN ADINI
 
 
Oyunu sever bütün çocuklar 

birdirbir, uzun eşek, körebe 
bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez 
oyun sözcüğünün halkların dilinde 

(Oyun koyun çocukların adını) 

Savaşa karşıdır bütün çocuklar 
kışın: kar altında her sabah 
tükenip erise de solgun nefesi 
yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda 
çarkları döndürse de yoksul alevi 
savaşa karşıdır bütün çocuklar 
nice ölümlerden geçmislerdir 
nice rüzgarlar içmislerdir 
gelincik tarlası çocuklar 

(Emek koyun çocukların adını) 

Gökyüzünün penceresinden şimdi 
bir kuş havalansa 
kanat çırpınışlarında 
hayatın yağmalanmış sevinci 
- Kuş uçar rüzgar kalır 

(Sevinç koyun çocukların adını) 

Uzay denizlerinde şimdi 
bir balık ağlasa 
gözyasi billurlarında 
yüz bin umut kıvılcımı 
- Alev uçar nazar kalır 

(Umut koyun çocukların adını) 

Çocuk bahçelerinde şimdi 
bir çiçek açsa 
hüzün sevince dönüşür 
sevinç çiçeğe 
- Ölüm uçar çocuklar kalır 

(Mutluluk koyun çocukların adını) 

Barıştan yanadır bütün çocuklar 
sabah: kuşatılmış bir toplama kampında 
ayrılığın tepsisini okşasa da elleri 
aksam: yıldızların mor orağıyla 
sessizliği devşirse de yetim öksüz sesi 
barıştan yanadır bütün çocuklar 
nice çığlık emmişlerdir 
nice korku gezmişlerdir 
yürekten hisli sevmişlerdir 
güvercin harmanı çocuklar 

(Devrim koyun çocukların adını) 

Barışı sever bütün çocuklar 
beştaş, saklambaç, elim sende 
bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez 
barış sözcüğünün halkların dilinde 

(Barış koyun çocukların adını)

 

  REFİ DURBAŞ 

 

Fotoğraf İnternet

BİR GARİP DÜNYA BARIŞ GÜNÜ. 1 Eylül, yani bugün "Dünya Barış Günü" Nerede?..

BİR GARİP DÜNYA BARIŞ GÜNÜ.
1 Eylül, yani bugün "Dünya Barış Günü"
Nerede?..
Sadece Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde..
Dünyanın başka hiç bir ülkesinde değil.
Uluslararası anlamda gerçek "Dünya Barış Günü” 21 Eylül'de kutlanıyor..
Birleşmiş Milletlerin belirlediği tarih bu.
21 Eylül'de 160 ülkede büyük şölenler yapılıyor..
Milyonlar meydanlara çıkıyor..
Heryerde halkların barış çığlıkları duyuluyor.
Bizdeki "Barış Günü" ise dünyadan kopuk ve biraz eski moda..
2. Dünya Savaşı'ndan kalma..
Kökü, Nazi Almanya'sının Polonya'yı işgal ettiği 1 Eylül 1939'a dayanıyor.
O tarihlerde özellikle Sovyetler Birliğinin etkisiyle, Birleşmiş Milletler insanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan bu savaşın unutulmaması amacıyla 1 Eylül’ün “Dünya Barış Günü”olarak kutlanması kararlaştırılmıştı.
Sovyetler Birliği'nin ve Varşova Paktı'nın dağılmasından sonra bu tarih 21 Eylül olarak değiştirildi..
Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri tarihinde hiçbir zaman barışa önem vermediği için, bu tarih değişikliğini de hiç önemsemedi..
O yüzden bugün "Dünya Barış Günü" nü kutlayan tek ülkeyiz ve dünyanın bundan haberi yok.
Sözde barış gününde ordumuz Suriye'de savaşırken, içeride iktidar önüne geleni içeri atıyor..
Aslında barışın günü olmamalı..
Hergün barış olmalı..
Çünkü barış insanlığın tek kurtuluşu..
Yaşar Kemal'in dediği gibi.
“Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır.”
Ya da Ferhan Şensoy'un.
"“Eylülün biri, dünya barış günü.
Bugün savaşmayalım, yarın bombalaşırız!
Savaşseverlerin tatil günü.”
Veya Bertolt Brechtt'in..
"Ama barış ağaç değil, ot değil ki
yeşersin:
Sen istersen olur barış, istersen
çiçeklenir."
Ya da Yannis Ritsos'un.
"Çocuğun gördüğü düştür barış.
Ananın gördüğü düştür barış.
Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış."
Barışla Kalın..
(Sedat Kaya, Datça)

1 Eylül 2011 Perşembe

BARIŞ İÇİN DİZELER...

kalbim dünyanın ortasında bir menekşe
neft ve kan, zambak cesetlerinde çürüyen leke
çakı bile çekemediğim iki karanlık arasındayım
karda bir çiğdem, dikende bir kuş gibi yakıp kavrulan yanıp kavrulan bir akıl
anın sıkı dokusuna sığınan yoksul akıl, alkışların uğultusuyla
büyütür bütün savaşların anasını; ah Asur!
savaş, ah tükenen karanlık
topallayan deli kalbim, böyle başlamak istemezdim
kimdi bana insanlığın soylu bir geleceği olacak diyen
alev gözler alevleri yardı ölü çocukların ak gözlerini anmak için...
duyamam yaprağın sesini orman gümbürderken
olmak veya olmamak, bütün hatırladığım bu
yaşam da kanıyor insan da, ensemizde ölümün soluğu
iyi savaşlar sayın seyirciler, devam edin seyirci kalmaya
naklen cinayet çağı bu, katilin yüzü flu
"derslerinizi sakın ihmal etmeyin"
şiir unutmaz, "canlı yayın " yapsa da ölüm
savaş, içi dışı kül kokar
savaş, iki ağzı kırık bir kama
başkalarının kanıyla da ölebilir insan
şimdi yalnızca adları Savaş ve Zafer olan çocukların dönüşünü düşünüyorum
ölümün adıyla
kan diyorum kan ve fırlıyorum ayağa, tutun şu savaşı
acıların ve düşmanlıkların yıldızlararası dönemi bittiği zaman
Orion'un uyum şarkıları çıkacak aramızdan
hangi savaş yüz akıyla çıkmıştır savaştan
savaşı insanlık kadar eskidir diye haklı çıkarmak isteyen
bilsin ki, barışı insanlık kadar yenidir diye övünüyorum ben
kanayan bir Ortadoğu ikindisiyle açıklıyorum gizli güllerimi
Korkusuz kır çiçekleri önünü keser kesmez
Savaşçı diz çökecek göreceksin
ey kin ve kibir bekçileri
şafak; sizin ateşiniz üzerinde doğruluyor şimdi
rüzgarın çarmıhında donardı anılarımız
şimdi bir buğusun artık zamanın teninde
rüzgar: Gümüşi bir ırmaktan su içerkenki
yürek zaten biliyor tohumlu ölümleri
1-3 nöbetini olum tutuyor askerin gözlerinde
bir aynaya bakakalmış gibi ardında uçup giderken hayat
petrolden tez tutuşur alın teri
ancak akrep zefiri yaraşır mürekkepliğe
kağıt turnam hey, yolların durduğu görülmemiş dağ titreşirse
kör tarih gözümüzü oymak istiyor
neler mi söylüyor olu asker? olduğunu söylüyor, naklen söylüyor
lav düşüyor dünyanın bütün ırmaklarına gül yerine
riyadır, ölsem damarlarım boşalır
böler uykuyu o ses; savaş, ah yır!
barış güçlü insanların yapıtıdır
savaş, korkakların cesaretidir
cesetlerdir bu ülkenin rozetleri
marşlarla büyür bir yanım, bir yanım hep çocuk simdi
çocuklarına ne yaptın diye sormuştu toprak
Barışı üzdüm savaş çıktı
batar kağıttan çocuklar kara karanfilin körfezinde
savaş oldu, süt bardağı kırıldı çocuğun
maviyi kim oldurdu, ilk kuşu onun içinde
acısı en çok çocuklara düşer savaşların
-her çocuk bir çekmece- anneleri boğuluyor içlerinde
ölümcül ışıklar aydınlatacaksa geceyi -karanlık kalsın-
Yanlış mı belledim, insan sorumluluktur
kan saldırır kum saldırır Orta doğudur yüreğim kum'saldır
girmeyin dizelerime gürültülü gölgelerinizle
kemikten zarlarla oynanan kıta kumarı
korkusunu apacı dener kendi yüzünde
"le emma ma yenfeun - nase fimeksu fil arz" ise
ben bir olabilir insanım, tiksinirim başkan ve generallerden
burda, orda, Ur'da
yüzünden düşen harfte gizle beni
Günler geçtikçe Taş'la Kitap arasında
debeleniyorum, Fırat'ın kanlı sularında
tadı derinliğimizde uğuldayan gün balı
savaşı istiyorum aşkla; savaş barış'sa
okyanus uzunluğunca petrolden bir tabutun örttüğü o karabatakla yan yana
Sevgilim, beni kana koşan dünyadan koru
kurtuluş türküleri gibi insanı çarpan
barış kavgamızdır
barış, uzun aşk geceleri gibi yüce dinginlik
sen bozacaksın oyununu bezirganın
savaşı göğüsler yaşam
apoletlerim yok. Param var. Bana da silahlar satın;
işgal edeyim geleceğini barışın
Allah allah ateş geliyor, Allah allah barış geliyor
silahları, silahsızlanmaları, silah satanları, can bezirganlarını anlatır bu
destan
yazık ki kudurmuş Pentagon'un bir dişi de İncirlik
övmüyorum yiğitliğini senin
inanmıyorum yiğitlik olduğuna insan öldürmenin
cenge ve cengavere hayır, ölüm kusanlara, yeryüzünü karartanlara
insan bitince başlar kavga
yaşamı ateşe vermeyin
insanlar barışa barışa...
benim tanıdığım Savaş'la savaş körfezde rakı içer
ben seni öptüğüm gün istemiştim hiç ölmemeyi, söylemiş miydim?
seni savaş, ne zaman öptüler

Körfez Savaşı'nın gündemde olduğu günlerdi. 81 Türk şairinin birbirinden bağımsız olarak yazdıkları dizelerin kurgulanmasıyla gerçekleştirilen "Barış için Dizeler" 8 Şubat 1991'de düzenlenen bir toplantıyla dile getirilecekti.
Dizeler, Orhan Alkaya ve Refik Durbaş tarafından kurgulanmıştı

BARIŞ İÇİN DİZELER...
Barış için şiire dize veren şairler
" Barış için Dizeler" adlı şiiri ortaya çıkartan meydana getiren şairler şunlardı:
Meltem Ahıska, Oğuzhan Akay, Gülten Akın, Merih Akoğul, Hulki Aktunç, Teoman Aktürel, Sina Akyol, Orhan Alkaya, Melih Cevdet Anday, Behçet Aysan, Mehmet Başaran, Nihat Behram, Ataol Behramoğlu, Süreyya Berfe, Nur Bulum, Eray Canberk, Mazhar Candan, Ali Cengizkan, Metin Cengiz, Erol Çankaya, Cevat Çapan, Müslüm Çelik,Çınar Ciğ, Veysel Çolak, Arif Damar, Refik Durbaş, Salih Ecer, Gültekin Emre, Enver Ercan, Müştak Erenus, Abdullah Rıza Ergüven, Ebubekir Eroğlu,Seyhan Erözçelik, Cezmi Ersöz, Turgay Fişekçi, Hamdi Gedik,Tarık Günersel, Aydın Hatipoğlu, Gunseli Önal, Özdemir İnce, Orhan Kahyaoğlu, Semih Kaplanoğlu, Sefa Kaplan, İsmet Kemal Karadayı, Hidayet Karakuş, Turhan Kayaoolu, Mehmet Kemal, Şükran Kurdakul, Akif Kurtuluş, Onat Kutlar, K. İskender, Kerim Mert, Özkan Mert, Mehmet Müfit, Lale Müldür, Seyyit Nezir, Mehmet Ocaktan, Ahmet Oktay, Fergun Özelli,Adnan Özer, Kemal Özer, Lütfu Özkök, Ali Püsküllüoğlu, Sennur Sezer, Zafer Şenocak, Cahit Tanyol, Tuğrul Tanyol, Berin Taşan, Suha Tuğtepe, Engin Turgut, Gürhan Uçkan, Mehmet Uzun, Mehmet Fikri Ünal, Kubilay Ünsal, Ramazan Üren, Aydoğan Yavaşlı, Hilmi Yavuz, Necati Yıldırım, Hüseyin Yurttaş, Can Yücel, Nihat Ziyalan Gülsüm Akyüz.
Ayrıca şiire katkı olarak İsveçli şair Peter Curman'in gönderdiği dize
kullanılmamış, ancak toplantıda okunmuştu.
Curman'ın barış dizesi şöyle;
"Alarm çalıyor insanın
hücrelerinde şimdi, şiirin gücü
savaşı ve savaşları engellemeye
yetecek mi?"