25 Temmuz 2023 Salı

25 TEMMUZ 1938 Atatürk ve İnönü arasında yazışma


 Atatürk ve İnönü arasında yazışma

Yıl 1938… Atatürk epey hasta, Dolmabahçe’de yüksek ateşle yatmaktadır. Bu sırada İsmet İnönü’yle araları açık olduğundan, 24 Temmuz’daki Lozan’ın yıldönümünde hiçbir gazete Paşa’nın adını bile geçirmemiştir. Oysa 25 Temmuz’da Atatürk kendine gelir gelmez, ilk düşündüğü şey Lozan olur. Dolmabahçe’de hasta yatan Atatürk, Ankara’da evinde hasta yatan İnönü’ye ulaştırılmak üzere, Genel Sekreter Hasan Rıza Soyak’a şu notu yazdırır:

“Lozan Günü idi; kendisini büyük takdirle, muhabbetle düşünüyorum. Tebrik ederim. O da ben de rahatsız, fena günler geçiriyoruz. O günü hatırlıyorum. Mukabeleye (cevap vermeye) kalkışmasın, yorulmasın. Vedit (Uzgören) arz etsin.”

Bu ince düşünceli davranış karşısında, İsmet İnönü de 26 Temmuz’da şu yanıtı verir:

“Büyük, Sevgili Atatürk,

Lozan Günü vesilesiyle iltifatınızı söyletmek lütfunda bulundunuz. Kendi ızdırabınızı unutarak bana yeniden sağlık, bahtiyarlık verdiniz. Şükran ve minnetlerimi kabul buyurunuz.

Velinimetim Atatürk,

Katiyen eminim ki bu hastalık günlerini geçireceğiz. Siz bütün afiyet ve neşenizle ve şerefle daha çok uzun seneler millet ve memleketi idare buyuracaksınız.

Derin tâzimle ve dayanılmaz bir özleyişle ellerinizden öperim velinimetim.”

Bu yazışma, aralarında anlaşmazlık çıksa bile, iki büyük devlet adamının birbirlerine olan sevgi ve saygılarının göstergesidir.

24 Temmuz 2023 Pazartesi

24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması


 İnönü’nün büyük başarısı

Lozan Antlaşması’nın imza töreni 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversitesi salonunda yapıldı. İsmet İnönü, Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka’dan oluşan Türk delegelerinin yanına ABD temsilcisi oturmuştu. İngiltere, Fransa ve İtalya devletleri arasında yer alan Yunan Başbakanı Venizelos ise biraz arkaya çekilerek koltuğuna yan oturmayı yeğlemişti.

Kürsüye gelen İsviçre Konfederasyonu Başkanı M. Schuer, bir konuşma yaptı. Konuşmasından sonra antlaşma ve eklerinin adını sayan başkan, “Efendiler, buyurun imza edin!” dedi.
Konferansın genel sekreterliğini yapan M. Massigli, bunun üzerine yerinden kalkıp İsmet İnönü’ye doğru ilerledi ve “Buyurunuz, evvela zat-ı devletiniz imza edeceksiniz,” dedi. İnönü de Mustafa Kemal’in kendisine bu amaçla verdiği altın kalemi ceketinin cebinden çıkararak, antlaşma ve eklerini sükunet içinde imzalamaya başladı.

Tam 8 ay süren diplomatik savaş sona ermiş, Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık için verdiği mücadele başarıya kavuşmuştu.

İsmet İnönü Vakfı