26 Ağustos 2017 Cumartesi

Kuvayi Milliye Destanı

YASAKLI BİR DESTAN VE KENDİ YAZDIĞI ŞİİRİ GÖREMEYEN BİR VATAN HAİNİ!
Tarih 26 Ağustos 1922..
95 yıl önce bugün..
Büyük taaruzun başladığı gün..
Türkü Kürdü, Ermenisi, Rumu Anadolu insanının şahlandığı gün..
Şöyle yazmıştı komünist şair Nazım Hikmet o günü..
Saat 2.30
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlıyacaktı..
Bugünlerde çok okuyacaksınız bu mısraları..
Hamaset dolu paylaşımlarda bol bol göreceksiniz..
Vatan, Millet, Sakaryacılar..
Ve de ulusalcılar paylaşma rekorları kıracak bu mısralarla..
Milli duygular şahlanacak..
Bayrak, Atatürk, Cumhuriyet, Laiklik sloganları atılacak..
Hamaset tavan yapacak..
Ehh biraz da Nazım’a methiyeler düzülecek..
*. *. *
Kurtuluş Savaşı’nı en iyi anlatan şiirdir; Nazım’ın Kuvayi Milliye Destanı..
Belgelere dayanarak, canlı tanıklar dinlenerek yazılmıştır..
Gerçek halk kahramanlarının kurtuluştaki rolünü anlatır..
Savaşın kazanılmasında Anadolu insanının yaptığı kahramanlıkları, çektiği acıları destanlaştırır..
Antepli Karayılan, Manastırlı Hamdi, Adapazarlı Kambur Kerim, Arhaveli İsmaii, Kartallı Kazım, Süleymaniyeli Şoför Ahmet ve daha niceleri…
Nedense Hasan Tahsin’den hiç söz etmez..
Nutuk’ta da söz edilmez ya, neyse..
*. *. *
Nazım Hikmet, kurtuluş savaşını en güzel anlatan bu “Kuvayi Milliye Destanı”nı 1938’de içeri düştüğünde yazmaya başladı..
Zaten kurtuluştan hemen sonra, 1923’ten 1938’e kadar da hep yargılanmıştı…
Sonunda içeri attılar..
Onun da suçu; darbecilikti..
Türk Ordusunu isyana teşvik etmekten 25 yıl verdiler..
“Kuvayi Milliye Destanı”nı 3 yılda hapiste bitirdi..
Destan 1941’de basıma hazırdı..
Yasakladılar..
Bu ülkenin kurtuluş savaşını anlatan şiiri yasakladılar..
Çünkü Kuva, Arapça Kuvvetler demekti..
Kuvayi Milliye, Milli Kuvvetler anlamına geliyordu..
1923’den sonra düzenli orduya geçince Kuvvayi Milliye olmak yasaktı..
Üstelik Nazım Hikmet bir komünistti..
Hani bugünkü cumhurun başı “Komünistler vatansever değil” diyor ya..
O günlerde de öyle deniyordu..
Komünistler vatansever olamazdı..
Onlar vatan hainiydi!.
Nasıl olduysa bir vatan haini, bizim kurtuluş savaşını destanlaştırmıştı..
Yasak tam 25 yıl sürdü..
Kuvayi Milliye destanı 25 yıl hiç bir yerde basılamadı..
Hiç bir yerde yayınlanamadı..
Cezası ağırdı..
Bir kaç kişi yayınlamaya niyetlendi, hapsi boyladı..
Sadece bir avuç solcu gizli gizli okuyor, kopyaları el altından birbirine dağıtıyordu..
Kuvayi Milliye Destanı yazıldıktan 25 yıl sonra, ancak 1968 yılında yayınlanabildi..
Nazım Hikmet yazdığı eserin basılmış halini hiç görmedi..
Kitabı eline alıp okuyamadı..
Çünkü 5 yıl önce ölmüştü..
*. *. *
Kurtuluş Savaşı gerçek bir kahramanlıktır..
Yoksul, yorgun, aç kalmış bir halkın işgale, sömürüye baş kaldırmasıdır..
Bir çok ulusa örnek olmuştur..
Cesaret vermiştir..
Asla küçümsenemez..
Asla yok sayılamaz..
Anılmalı, yaşatılmalı ve nesillere anlatılmalıdır..
Ama bir de..
Kurtuluş’tan sonra neler oldu?.
Bir de onları anlatabilsek..
Kartallı Kazım gibi mesela..
Kurtuluştan önce bahçıvandı..
Kurtuluştan sonra da bahçıvan..
www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA




2 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Nazım'a vatan haini diyenler hala "Keşke Yunan galip gelseydi" diyen vatan hainleri yalnız Arzu'cuğum Atatürk'e sonradan burjuva Kemal dediğine ilişkin bir şey okudum, üzüldüm. Nazım'ı severim yine de..Atatürk için yazdığı satırlar da meydanda, sonradan fitneci, pislik insanlar Atatürk ile onun arasını açmak için ellerinden geleni ardına koymadıklarına eminim. O da o yüzden belki Ata'mıza kırılıp 'burjuva Kemal' diye şöz etmişse bilemiyorum....Atatürk elbette komünist, sosyalist değildi, öyle akıllı, bilgili bir insan içinden istemişse bile o dönemde böyle bir şeyi kabul ettiremeyeceğinden zaten denemeye bile kalkışmamıştır. Tam Rus işgalinden yeni kurtulan halka böyle bir şey deseydi o zaman her şey aleyhine olurdu diye düşünüyorum. Bazıları "ÜLkeyi kurtardı keşke sosyalizmi de getirseymiş" diyorlar, e yok artık, onu da siz getirin bir zahmet adamcağız elinden geleni yaptı, adam etti bizi de bir de sosyalizmi mi getirecekti? Neredeyse 100 yıl oluyor Türkiye'de halk sosyalizmin kelimesinden korkar, böyle şeyleri ondan beklemek çok büyük ütopya ve haksızlık...vicdansızlık. Ben şeye benzetiyorum bunu hani evin çöp ev olsun, birisi gelip o çöp evi pırıl pırıl yapsın, her taraf mis koksun, sen diyorsun ki, yahu bir tepsi de baklava açsaydı...:))) siyasette insanların arasını açmak için çok şey yaptıklarını biliyorum, kimbilir Atatürk'e Nazım'ı kötülemek için neler yaptılar...İNönü ile bile arasını açmaya çok çalışmışlar hatta küstürmüşler diye hatırlıyorum...

Sevgilerimle canım.

Arzu Sarıyer dedi ki...

Müjde 'ciğim çok teşekkürler ;yorumunun her kelimesine katılıyorum...Karşılıklı çok iftiralar atılmıştır evet Atatürk ile İsmet Paşa küs ayrılmışlardır.Ankara 'dan İsmet Paşa İstanbul 'a Atatürk hasta iken gitmek istemiş yakınındakiler göndermemişlerdir.Gitse idi Atatürk 'ün yakınındakiler O'na yaklaşmasına izin vermezlerdi...Sevgiler canım kardeşim.